• Anasayfa
  • Gümüşhane
  • Şiran
  • Kelkit
  • Torul
  • Kürtün
  • Köse
  • Video
  • Hakkımızda
  • Iletisim

Sat07042015

Last update05:31:40 AM GMT

Back Şiran

Şiran

Millet ’in Vekili Feramuz Üstün

  • PDF

Gittiği her yerde, katıldığı her toplantıda ve şenlikte içtenliği, doğallığı ile üzerine ilgi çekmeyi başaran Gümüşhane Milletvekili Feramuz Üstün, Cumhurbaşkanlığı seçim çalışmalarına katkı sağlamaya devam ediyor.

Cumhurbaşkanlığı Seçimlerine sayılı günler kala, AK Parti Gümüşhane Milletvekili Feramuz Üstün AK Parti Cumhurbaşkanı Adayı Recep Tayyip Erdoğan’a destek olmak ve Başbakan Erdoğan’ı vatandaşa anlatmak için yürüttüğü çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

Üstün, 10 Ağustos’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimleri 1.turu öncesinde bulunduğu her ilçede vatandaşlarla bir araya gelerek yaptığı her toplantı da Cumhurbaşkanlığı seçimleri için destek istedi.

2011 yılında Gümüşhane Milletvekili olarak meclise giren Üstün, siyasetten ziyade hemşerilerinin gönüllerini fethederek gerçek manada Milletin Vekili oldu ve 2 senelik bir zaman da vatandaşın gönlüne girmeyi başardı.

Birçok hizmetlerin Gümüşhane’ye gelmesi için girişimlerde bulunan Üstün yaptıklarının yanı sıra gönül adamı olması ile Gümüşhane’de daha çok  takdir topladı. Özellikle diğer siyasi partilerin yönetici ve üyelerinin de gönlünü kazanan ve teveccühlerini alan Üstün bu özelliğiyle tam manası ile Milleti’n Vekili olma başarısını gösterdi.

İkisu Vadisi Köyleri Yayla Şenliğinde konuşma yapan Milletvekili Üstün, 10 Ağustos’ta gerçekleştirilecek olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin çok önemli olduğunu belirterek, “Dünyada şuanda güvenli bir şekilde yaylanıza çıkıp şenlik yapabilecek bir ülkeye sahip olmanın bile ne kadar önemli bir nimet olduğunu hepimizin bilmesi gerek. Bunun için sağlam bir devlete, güçlü bir hükümete ve idareye ihtiyacımızın olduğunu bütün Türk Cumhuriyetleri ve İslam alemi biliyor. Önümüzdeki seçim bütün mazlum milletlerin ümidini bağladığı bir seçim olacak. Herkesin dört gözle sonucunu bekledikleri bir seçim. 10 Ağustos’ta cumhur başını seçecek. Bir parti lideri veya bir partiye genel başkan seçilmeyecek. Herkes kendisine yakışan Cumhurbaşkanını seçebilir. Bizler sayın Başbakanımızın Cumhurbaşkanı olmasını isteriz ve onun için çalışıyoruz.” diye konuştu.

Ekmeleddin İhsanoğlu kimdir?

  • PDF

Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu, (26 Aralık 1943, Kahire), Türk bilim tarihi profesörü, akademisyen, diplomat ve yazardır

Türk kültürü, İslam Dünyası ve Batı Dünyası ilişkileri ve Türk-Arap ilişkileri hakkında değişik dillerde çok sayıda eseri vardır. Bilim ve eğitim tarihine katkı ve hizmetlerinden dolayı birçok ödülün yanı sıra Devlet Üstün Hizmet Madalyası sahibidir.

2004 ve 2014 yılları arasında Milletler ‘den sonra ikinci büyük uluslararası örgüt olan İslam İşbirliği Teşkilatı’nın genel sekreterliğini sürdürmüştür.

16 Haziran 2014'te Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi arasındaki, 2014 cumhurbaşkanlığı seçimleri için aday belirleme görüşmeleri çerçevesinde CHP ve MHP tarafından "çatı aday" olarak gösterilmiştir. Daha sonra da bu partiler tarafından ve bazı meclis dışında kalan partiler tarafından resmen cumhurbaşkanlığına ortak (çatı) aday gösterilmiştir. İngilizce ve Arapçanın yanı sıra orta düzeyde Fransızca ve Farsça bilmektedir. Bazı kaynaklarda ise bu dört dili akıcı olarak konuştuğu belirtilmiştir.

Yaşam öyküsü

26 Aralık 1943'te Kahire'de doğdu. Babası Yozgatlı müderris İhsan Efendi, annesi Rodoslu bir Türk ailenin kızı olan Seniye Hanım'dır. İhsan Efendi, eğitim için 1924’te geldiği Mısır’a yerleşmiş ve 1951’de Ayn Şems Üniversitesi Şarkiyat Bölümü Türk Dili ve Edebiyatı Kürsüsü ’nü kurmuştu.

Ekmeleddin İhsanoğlu, Mısır'da Hıdiviye Lisesi'nden mezun olduktan sonra Ayn Şems Üniversitesi Fen Fakültesi'nde yükseköğrenim gördü. Öğrenciliği sırasında Kahire Milli Kütüphanesi'nde Türkçe yazma ve basma kitapların kataloglamasında çalıştı. 1966’da Fen Fakültesi’nden mezun oldu ve El-Ezher Üniversitesi'nde akademik hayata başladı. Yüksek lisansı sırasında El Ezher Üniversitesi'nde asistanlık ve Ayn Şems Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı okutmanlığı yaptı. Bilim tarihi çalışmalarının yanı sıra Hamid, Tevfik Fikret, Mehmet Akif, Yahya Kemal, Necip Fazıl, Nazım Hikmet gibi şairlerin eserlerini Arapça’ya çevirerek Türk kültürünü Araplar’a tanıtmaya çalıştı; Türk yazarlarından hikayeler içeren bir antoloji hazırladı.

1970 yılında Türkiye'ye geldi ve Ankara Üniversitesi'nde göreve başladı. 1972'de eczacı Füsun Bilgiç ile evlendi, üç çocuk sahibi oldu. 1974'te Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi'nde doktorasını tamamladıktan sonra, İngiltere'de Exeter Üniversitesi'nde doktora sonrası çalışmalar yaptı.

1980 yılında İslam İşbirliği Örgütü'nün tavsiyesi ile İstanbul’da kurulan İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA)’nin başkanlığına getirildi. Bu görevi 25 yıl sürdürdü. IRCIA bünyesinde Türk ve İslam kültürü konusunda büyük bir ihtisas kütüphanesi ve arşivi kurulmasına öncülük etti.

1984'te İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’ne girerek profesör oldu. Bu üniversitede Bilim Tarihi Anabilim Dalı’nı kurdu. Üniversite ve IRCICA’daki görevlerinin yanı sıra Türk Bilim Tarihi Kurumu'nun başkanlığı ve İstanbul Üniversitesi Bilim Tarihi Müze ve Dokümantasyon Merkezi müdürlüğü görevlerinde bulundu.

İslam İşbirliği Teşkilatı genel sekreterliği

İhsanoğlu, 14-16 Haziran 2004’te İstanbul’da düzenlenen İslam Konferansı Örgütü (sonradan İslam İşbirliği Teşkilatı adını almıştır) 31. Dışişleri Bakanları Toplantısında, Genel Sekreterlik için Türkiye’nin adayı olarak gösterildi. Malezya ve Bangladeş ile genel sekreterlik için yarışan İhsanoğlu, 5 Haziran 2004′te Genel Sekreterliğine seçildi. Örgütün seçimle gelen ilk genel sekreteri ve ilk Türk genel sekreteri oldu; görevi 1 Ocak 2005’te devraldı. Görev süresi, 18-20 Haziran 2008 tarihlerinde Kampala’da düzenlenen 35. Dışişleri Bakanları Konseyi’nde 5 yıllık bir süre için uzatıldı. İhsanoğlu, genel sekreterlik görevini Cidde'de düzenlenen törenle 30 Aralık 2013′te Suudi Arabistanlı İyad Medeni’ye devretti. Cumhurbaşkanlığı adaylığı 10 Ağustos 2014, seçimin ikinci oylamaya kalması durumunda ise 24 Ağustos 2014 tarihinde yapılacak cumhurbaşkanı seçiminde Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi Cumhurbaşkanlığı için çatı adayı olarak açıklanmıştır. Daha sonra da bu partiler tarafından resmen cumhurbaşkanlığına aday göstertilmiştir. Seçim sloganı olarak 'Ekmek İçin Ekmeleddin' sloganını seçmiştir. İhsanoğlu'nun adaylığına CHP, MHP, DP, DSP ve BTP ortak basın toplantısıyla desteğini açıklamıştır. Ayrıca BBP, LDP, TSİP ve DEV PARTİ Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ekmeleddin İhsanoğlu'nu desteklediklerini açıklamıştır. KP 21 Temmuz 2014 tarihinde yaptığı ilk parti meclisi toplantısında aldığı kararla ve DYP daha önce desteğini çekmiş olduğu halde gene 21 Temmuz 2014 tarihinde aldığı kararla Ekmeleddin İhsanoğlu'na destek vereceklerini açıklamışlardır. Daha sonra alınan kararlarla HAP ve TURK PARTİ de çatı adaya destek vermişlerdir. Böylece Ekmeleddin İhsanoğlu'na destek veren parti sayısı 13 olmuştur.

Eserleri

Yeni Yüzyılda İslam Dünyası, 2013

İslam Kültürü Çeşitli Konuları ile İslam’da Kültür ve Bilgi Cilt: 5, 2008

Osmanlı Tıbbi Bilimler Literatürü Tarihi (4 Cilt), 2008

Mısır’da Türkler ve Kültürel Mirasları: Mehmed Ali Paşa Günümüze Basılı Türk Kültürü Bibliyografyası ve Bir Değerlendirme, 2006

Osmanlı Tabii ve Tatbiki Bilimler Literatürü Tarihi: 1 - 2 Cilt, 2006

Osmanlıca Tıp Terimleri Sözlüğü, 2004

Osmanlı Askerlik Literatürü Tarihi, I - II Cilt, 2004

Osmanlılar ve Bilim, 2003

Mushrabiyya And Stucco Colored Glass in The Muslim World (Arapça), 2002

Osmanlı Coğrafya Literatürü Tarihi, 1 - 2, 2000

Suriye’de Modern Osmanlı Sağlık Müesseseleri, Hastahaneler ve Şam Tıp Fakültesi, 1999

Osmanlı Matematik Literatürü Tarihi, 1-2, 1999

The West And Islam (Towards a Dialogue), 1999

Büyük Cihaddan Frenk Fodulluğuna, 1996

Istanbul: A Glimpse into the Past, 1987

Ödülleri

UNESCO ve Harvard Üniversitesi'ndeki görevlerinin yanı sıra millî ve uluslararası birçok bilim kurumunun üyesi olan İhsanoğlu, bilim ve eğitim tarihine katkı ve hizmetlerinden dolayı birçok ödül aldı. Türkiye Devlet Üstün Hizmet Madalyası (2000), Ürdün Birinci Derece İstiklal Madalyası, İKÖ Şeref ve Liyakat Sertifikası ile Mısır Cumhuriyeti Liyakat Nişanı ile ödüllendirildi.

2008’de Uluslararası Bilim Tarihi Akademisi tarafından Koyre Madalyasına layık bulundu. 2009 yılında Mısır Cumhuriyeti Sanat ve Kültür Nişanını, Malezya'da en üst sivil unvan olan Tansri unvanını ve 2010 yılında "İslamofobiye karşı verdiği mücadele ve Keşmir konusundaki çabaları" nedeniyle Pakistan'da en yüksek unvan olan Hilal-i Pakistan unvanını aldı. 22 Kasım 2013'de KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu tarafından gerek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin İİT'deki durumunun yüceltilmesi, gerekse İİT üyeleriyle ilişkilerinin geliştirilmesi konusunda verdiğini hizmetler nedeniyle kendisine KKTC Devlet Nişanı verildi. İhsanoğlu, şimdiye kadar bu nişana layık görülen ilk ve tek kişidir.

Adına verilen ödüller

İhsanoğlu Altın Madalyası

Üyesi olduğu ve 2001-2005 arasında başkanlığını yaptığı Uluslararası Bilim Tarihi ve Felsefesi Kurumu (ICHSTM), 2007 yılı sonunda aldığı bir kararla, dört yılda bir bilim tarihi ve felsefesi alanlarında yapılacak doktora tezleri arasında yapılacak değerlendirme sonucu seçilen bir eseri bir “Uluslararası İhsanoğlu Altın Madalyası” adı altında ödüllendirmeye karar vermiştir.

Madalya, 2009 yılında Budapeşte’de 23. Uluslararası Bilim Tarihi ve Teknoloji Kongresi sonunda Astronomi Tarihi tezi nedeniyle Dr. Jose Bellver Martinez’e;; 2013 yılında İngiltere’nin Manchester kentinde 24. Uluslararası Bilim Tarihi ve Teknoloji Kongresi sonunda düzenlenen törenle İslam bilimi tarihinde astronomi üzerine yaptığı çalışma nedeniyle Marc Oliveras Busquets’a takdim edildi.

Milletlerarası Dokuzuncu Hat Yarışması

İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) tarafından 1986'dan bu yana her yıl farklı bir hat üstadının adına düzenlenen Milletlerarası Hat Yarışması'nın dokuzuncusu, hat sanatını canlandırma ve geliştirme yönünde sağladığı kalıcı üstün katkıları nedeniyle Ekmeleddin İhsanoğlu adına düzenlenmiştir.

Fahri profesörlük ve doktora unvanları

1994 Mimar Sinan Üniversitesi, İstanbul, Türkiye

1996 Dowling College, Long Island, New York, ABD

2000 Azerbaycan Millî İlimler Akademisi, Bakü, Azerbaycan

2001 Sofya Üniversitesi, Bulgaristan

2001 Saraybosna Üniversitesi, Bosna-Hersek

2004 Tataristan Bilimler Akademisi Tarih Enstitüsü, Tataristan Cumhuriyeti

2006 Padua Üniversitesi, İtalya

2006 Moskova Devlet Diplomasi Enstitüsü (MGIMO)

2007 Uluslararası İslam Üniversitesi, İslamabad, Pakistan

2007 Exeter Üniversitesi, İngiltere

2008 Yakın Doğu Üniversitesi, Lefkoşa, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

2008 Uganda İslam Üniversitesi, Mbale, Uganda

2008 Uşak Üniversitesi, Uşak, Türkiye

2009 Teknoloji İslam Üniversitesi, Dakka, Bangladeş

2010 Başkurt Devlet Pedagoji Üniversitesi, Başkurdistan, Rusya (Fahri profesörlük)

2010 Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi, Selangor, Malezya

2011 Bişkek Beşeri Bilimler Üniversitesi, Kırgızistan

2011 Bozok Üniversitesi, Yozgat

2012 İstanbul Üniversitesi, İstanbul

2013 Ayn Şems Üniversitesi, Kahire, Mısır

2013 EastWest Enstitüsü, Washington DC, ABD

2014 Lefke Avrupa Üniversitesi, Lefke, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Şiran önce iğneyi kendine batırmalı

  • PDF

Şiran önce iğneyi kendine batırmalı

Dillere destan bir o kadar da yılan hikayesine dönen Şiran İkisu karayolu. Kimine göre beş, kimine göre on, kimine göre, yirmi yıldır çözülemeyen bilmece gibidir

Dillere destan bir o kadar da yılan hikâyesine dönen Şiran İkisu karayolu. Kimine göre beş, kimine göre on, kimine göre, yirmi yıldır çözülemeyen bilmece gibidir. Şiran İkisu karayolu ile ilgili olarak yazılacak çizilecek görülecek o kadar çok polemik vardır ki Gümüşhane’nin bu durumu kaldıramayacağı diye bilinir. Ne ki son dönemde dillere pelesenk edilmiş olanGümüşhane katrilyonuk yatırımlar aldı sözüne binaen neden onca yıldır söz konusu karayolunun yapılmadığı da soru işaretidir. Karayoluyla ilgili tüm sorunlar cesur haber sayfalarınca dillendirildiğinde siyasilerin, yetkililerin, yöneticilerin kamuoyunun harekete geçtiği görülür. Şeklen de olsa karayolu üzerindeki kimi çalışmalar ha bitti, ha bitecek gibi gösterilir oysa kazın ayağı öyle değildir. İkisu Şiran için gerçekten çok ama çok yapılması gereken işler bu gerçeğin altında yatmaktadır.
YEREL YÖNETİCİLER NE YAPSIN

Kuşkusuz sorunla karşı karşıya kalan bölge yerel yöneticilerdir. Bi taraftan bastıran yerel basın, bi taraftan bastıran hane halkı, ne ki partisine teşkilata açık verirse ne olacağım? sonum ne olur? acaba bu iş bana zarar verir mi? diyen yerel yöneticiler. Onlara da hak vermemek mümkün değildir. Bir gerçek var ki yerel yöneticiler en az halk kadar doludur patlamak üzeredir, karayolu ile ilgili her gün savrulan iddialar onları da bıktırmıştır; ne ki ah o bağlı olunan siyasi kimlik, eli kolu bağlamaktadır.


GEÇEN YIL ZİHİNLERDE KALAN TEPKİ

Şiran ilk kez geçen yıl Şiran İkisu karayolu ile ilgili olasrak geniş ve çarpıcı bir tepkiyi ortaya koydu. Neredeyse gündem bu tepkiyle yattı kalktı. Neydi o tepkinin içeriği festivale gelen katılan başta siyasiler olmak üzere karayolunun neden bitirilemeyişinin sorusu idi? Tepkiler, mücadeleler ve hatta suçlamalar öylesine şiddetliydi ki, bu bölgeye gelecek yıl (2014) bu güzegahtan gelme sözü verilerek bir şekilde konunun üstü kapatılmaya çalışıldı, lakin sonuç ortadadır.

ANKARA GÜMÜŞHANE’YE GELDİ ÇÖZÜM DEĞİL SÖZ ÜRETİLDİ

İstenilse bu karayolu 12 yıllık önemde tamamlanamaz mıydı? Öyle ki Kelkit, Köse Torul ve hata geçtiğimiz günlerde keçinin bile giremeyeceğini iddia edilen güzergaha hayal projenin gerçekleşeceği yönünde ifade edilen haberler… Dağın öbür tarafında araç gereçler geceli gündüzlü çalışırken Şiran’ın suçu neydi? Halbuki kabul edelim ki 2011 yılından bu tarafaGümüşhane onca bakanı bakan yardımcısını, yetkiliyi ağırladı. Bir yetkilinin aklına bu güzergâhın tamamlanması konusunda o değerli yetkililerden yardım, çözüm, destek istemek akıllara gelmedi mi?

Izdırabın bu derece olduğu güzergahın tamamlanması noktasında talep dillendirilmedi mi? Cevabı kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.
İSTANBUL CEPHESİ ÇIRPINIYOR AMA

İstanbul’da yaşayan Şiranlılar ilçenin gerek Gümüşhane ye, gerekse iç bölgelere dahil olması adına güzergahın önemini defaatle dile getiriyorlar. Öyle ki yakaladıkları her yerde siyasetçi, yönetici sorumlu amir memur kim varsa isteklerini tekrar ediyorlar. Ne yazık ki hepsi orada kalıyor. İşte bu noktada Şiran halkına bir iş düşüyor. Konunun yeterince anlatılamadığı noktasında sesi daha da gür çıkarmak. Gerekirse Gümüşhane’ye yürümek. Şiran karayolunda ses getirecek bir eylemi kanunlar çerçevesinde seslendirmek. Platformlar, dernekler, STK’lar, aklıselim insanlar, Şiran halkı bunu başarabilecek güçte. Şiran’ın iğneyi önce kendine batırarak bu organizasyonu yapması bu zamana dek geç kalınmış bir adımın ayak sesleridir.

Haber kaynağı:gündoğumu.com

Paralelciler Yeter Artık

  • PDF

Kelkit haber gazetesinde yer alan “Paralelciler Yeter Artık” başlıklı haber gündeme bomba gibi düştü, Şiran’la ilgili bir gerçek daha gün yüzüne çıkarılmıştır, İşte Kelkit Haber gazetesinde yer alan haber metni;

Değerli okurlarımız uzun zamandır üzerinde çalıştığımız ve delillere dayandırmak için beklettiğimiz bir konu artık zamanını doldurduğunu düşünerek sizlerle paylaşıyoruz. Öncelikle bu özel haberi Gümüşhane’de bütün gazeteciler kısmen bilmesine rağmen açıklamakta kamuoyunu aydınlatmakta cesaret edememiş olmalarını üzüntü içerisinde belirtmiş bulunuyoruz.

Gelelim konuya değerli Kelkit Haber okuyucuları 17 Aralık sürecinde bu zamana kadar yaşanan süreçte bir paralel yapının varlığı anlaşılmış ve tüm kurumlardan ve Ak parti teşkilatlarından uzaklaştırılmıştır. Bu vatan hainleri ve millet düşmanları her türlü zararı ak partiye ve ülkemize vermek için elinden geleni yapmış İsrail, ABD, CIA, MOSSAD ile ortak bağlar kurmuşlardır.

Gazetemiz bunun her zaman takipçisi olmuş paralel yapıya karşı tepkimizi her zaman ortaya koymaktan çekinmemişizdir.

Değerli okurlar son zamanda yapmış olduğumuz çalışma ile bazı ilçelerde ve özellikle Şiran ilçesinde bazı kurum ve bu kuruluşlarda çalışan paralel yapı ile derin bağları olduğunu geçmişte ve şimdi halen devam eden kişileri görüyoruz. Yaptığımız araştırma sonucunda bu kişiler çocuklarının kardeşlerinin paralel yapının kurumları ile bağlı olduğunu ve bu bağın halen devam ettiğini deşifre ettik.

Öte yandan sevgili okurlar bütün bu işler olurken başbakan bu kadar ince eleyip sık dokurken bizim il teşkilatımız ve milletvekillerimiz nedendir paralelcileri partiden uzaklaştırmıyorlar Kemalettin Aydın her hafta sonu memlekete geliyor. Gündeme dair her zaman gazetelere demeç verirken sağında ki solundaki paralelcileri görmüyor mu? Başbakan üstünü çize çize bastıra bastıra söylerken milletvekili

Aydın bu kadar nasıl rahat davranıyor ayrıca Feramuz üstün parti genel merkezinde bu kadar güçlüyken neden bu duruma el atmıyor bir an önce paralelcilerin partiden ihracı için çalışmalar yapıyor. İl teşkilatı hala neden bu adamı görevinden almıyor, sevgili okurlar bu işte herkes ne kadar sorumlu olduğunu biliyor bizde ona nispeten eleştirimizi yapıyoruz.

Aslında hala fazla eleştiri yapmak isterdik ama konuyla ilgili bir çalışma yapılmasını bekliyoruz. Bir çalışma yapılmadığı takdirde değerlendirmelerimize devam edeceğiz.

Haber kaynağı: Kelkit haber gazetesi

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, Baba Ocağını Ziyaret Etti.

  • PDF

Bakan Işık Şiran ve Köse’de

Bakan Işık, Şiran ilçesini ziyaret ederek esnaf ve vatandaşlarla bayramlaştı.

Işık, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin, son 12 yılda AK Parti'nin yaptığı hizmetlerle adeta kabuğunu kırdığını ifade ederek, "Bu noktada 12 senedir AK Parti olarak büyük gayret veriyoruz. Allah'a şükürler olsun ki 12 senede ülkemiz kabuğunu ve prangalarını kırdı artık Türkiye dünyanın itibarlı ülkelerinden bir tanesi. Benim rahmetli babam zamanında Almanya'ya gitmeyi çok istemiş ama nasip olmamış ama şimdi Almanya'ya gitmeyi bir tarafa bırakın Almanya'daki Türkler geri dönmenin yollarını arıyorlar. Çünkü ülkemiz her geçen gün güçleniyor ve kalkınıyor" dedi.

Yurt dışında yaşayan gurbetçilerin dahi Türkiye'ye geri dönüş yapmayı düşündüklerini vurgulayan Işık, şöyle devam etti:

"Bundan 15 ya da 20 sene önce Almancılar Türkiye'ye gelince herkes gıptayla bakardı ama şimdi kimin Almancı olduğu kimin İstanbul'da oturduğu belli olmuyor. Artık Türkiye bu seviyeye geldi. İnanıyorum ki Türkiye istikrarını sürdürürse biz Avrupa'yı yakında geçeriz. Çünkü bizim insanımız çalışkan. Biz hemşehrilerimizle gurur duyuyoruz. Bizim insanımızdan Allah'a şükür vatan haini çıkmıyor. Bizim insanımızdan hırsız, yolsuz çıkmıyor. Bizim insanımızdan memleketimize zararlı işler yapan insan çıkmıyor. Nereye gidersek gidelim o toplumun saygın ve sıcak bir bireyi olmayı başarıyoruz." 

Bakan Işık, Türkiye'nin önceden pek çok alanda dışa bağımlı olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:

"Hamdolsun daha düne kadar bir piyade tüfeğini üretemeyen Türkiye bugün artık kendi topunu, tüfeğini, tankını, insansız hava aracı ve uydusunu üretiyor. Bunlar büyük gurur kaynağı. Eğer bu bölgede var olacaksanız bunları kendinizin üretmesi lazım. 10 ya da 12 sene önce bunları söylesek kimse inanmaz, hayal kuruyorsunuz derdi ama bakın bunları yapacağız değil, yaptık diyoruz. Daha iyilerini yapmak için çalışmalarımız sürüyor artık Allah'a şükür birisi ambargo koyarsa ne yaparız korkusu yaşamıyoruz. Bundan büyük mutluluk olmaz. Daha düne kadar IMF'ye borcu olan Türkiye borç verebilecek noktaya geldi. Bundan daha büyük gurur olmaz."

Türkiye'nin istikrarını devam ettirmesi halinde daha iyi noktalara geleceğine dikkati çeken Işık, "Bunda hiç şüphe ya da tereddüt yok. Türkiye bu gelişmesini ve kalkınmasını sürdürdüğü sürece Allah'ın izniyle Türkiye'nin önünde kimse duramaz. Bizim bölgemizin de dünyanın da buna ihtiyacı var. O açıdan istikrarın sürmesi bizim için önemli" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı seçimi 

Bakan Işık, 10 Ağustos'ta yapılacak cumhurbaşkanı seçiminin Türkiye için önemli dönüm noktası olacağını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:

"Artık Ankara'da dört ya da beş lider bir araya gelerek kimsenin tanımadığı birisini cumhurbaşkanı yapamayacak. Artık cumhurbaşkanın kim olacağına halk karar verecek. 'Biz öyle anlaştık, bu bizim adayımızdır, bir de tıpış tıpış sandığa gidin' dönemi bitti. Artık vatandaşın istemediği, beğenmediği, vatandaşın derdiyle dertlenmeyen hiç kimse cumhurbaşkanı seçilemeyecek. Artık bu yeni Türkiye'nin en önemli adımlarından biri."

Bakan Işık, konuşmasının ardından Şiran Belediye Başkanı Yavuz Altıparmak'ı ziyaret ederek, çalışmaları hakkında bilgi aldı.

Daha sonra Köse ilçesine giden Işık, burada da AK Parti İlçe Başkanlığını ziyaret etti, vatandaşların bayramını kutladı.

Bakan Işık, ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere kara yolu ile Bayburt'a 

Şiran'da Talihsiz Kaza: 1 Ölü

  • PDF

Şiran'da Talihsiz Kaza: 1 Ölü

İstanbul Küçükçekmece'de ikamet eden Servet Mallı bayram tatili nedeniyle ailesinin yanına Şiran Sarıca köyüne gitti. Edinilen bilgiye göre 2 kardeşi ile beraber bayramın 2.günü saat 22.00 sularında traktör ile köye dönerken, manevrayı alamayan Serkan Mallı kontrolündeki traktör devrildi. İki kardeşi yaralı olarak kurtulurken, Servet Mallı hayatını kaybetti.

Merhum'a, Allah'dan rahmet kederli ailesine başsağlığı diliyoruz.

FESTİVAL Mİ? İKİSU MU?

  • PDF

Bu yıl 5.’si düzenlenecek olan Şiran Tomara Şelalesi Kültür ve Turizm Festivalinden çok halk, İkisu-Şiran karayolunun akıbetini merak etmektedir.

Sizlerde biliyorsunuz ki gecen yıl farklı sivil toplum kuruluşları ve haber kanallarının, ilçeye asmak istedikleri “İkisu- Şiran yolu yılan hikayesi” isimli pankartlar festivale damgasını vurmuştu.

4. Şiran Tomara Şelalesi Kültür ve Turizm Festivali’nde konuşan Gümüşhane Milletvekili Doç.Dr.Kemalettin Aydın, Haber 29,Kanal 29,Şiran Platformu ve Şiran Gündem Gazetesi'nin Şiran'a astığı, İkisu-Şiran yolu ile alakalı pankartlara Paçavra benzetmesi yaparak, pankartı asanları ilçenin huzurunu kaçırmakla suçlamıştı.

Geçtiğimiz yıl Şiran Tomara Festivalinde ifade edilen, ‘Bir dahaki şenliğe buradan geleceğiz’ sözünün gereğini Şiran halkı şimdi dört gözle bekliyor.

Şiran-İkisu Karayolunun bu yılki düzlenecek olan Şiran Tomara Şelalesi Kültür ve Turizm Festivali yetişeceği sözü siyasilerce geçen yıl düzenlene festivalinde dile getirilmişti. 5. Şiran Tomara Şelalesi Kültür ve Turizm Festivaline sayılı günler kala verilen sözlerin yerine getirilmesini, Şiran halkı merakla bekliyor.

Neden Önemli?

Yıllardır Şiran halkının gündeminden düşmeyen Şiran- İkisu karayolu neden önemli?

Yapımına 1997 yılında başlayan bu yol,  17 yıldır devam ediyor. Toplamda 66 Km olan İkisu –Şiran yolunun,  yaklaşık 11 km’lik kısmı hala yapım aşamasındadır.

Halk, yolun tamamlanmasıyla birlikte özellikle Gümüşhane ile bağlantının daha kolay olacağı görüşünü dile getirirken, mesafenin de yarı yarıya kısalacağının altını çiziyorlar. Bu yol, Karadeniz'i İç Anadolu'ya bağlayan en önemli yol olma özelliğinin yanında, tamamlandığı takdirde il merkezi ile bağlantımız ve yakınlığımız da önemli ölçüde değiştirecektir, şimdi ise il ile direk bağlantısı olmayan tek ilçe Şiran'dır.

Biz Şiranlılar olarak artık bu konuyu her gündeme getirdiğimizde net bir ifade ile açıklama yapılmamasından, olayın üstünün kapatılarak gündemin değiştirilmesinden, birilerinin bu işe engel olmasından sıkılmış durumdayız. Bu gerçeğin altını ısrarla çizerek sosyal medya başta olmak üzere üst yöneticiler bazında da görüş ve önerilerimizi dile getiriyoruz.

ikisu – Şiran yolunun ne zaman biteceği ise hala meçhuldür. Yol  medeniyet, yol gelişim,  yol ulaşım,  yol ihracat, yol istihdam, yol ticaret, yol kardeşlik ve yol sevgi demektir. Bu yol bitmediği sürece güzel ve şirin Şiran’ımız bunlardan mahrum kalmıştır ve kalmaya devam edecektir.

BELEDİYE CEZA YAĞDIRDI

  • PDF

Şiran Belediyesi zabıta müdürlüğü ekipleri kaldırımlara tezgâhlarını kuran manavlara ceza yağdırdı.

Zaten iş yapamayan esnaflar işlerinin kötü olduğunu belirterek “bizi zor durumda bırakıyorlar” dediler.

Şiran esnaf odası başkanı Mahir Şahin yaptığı açıklamada; kaldırımlara konulan esnaf tezgâhlarının sadece 2 veya 3 aylık süreçte kaldığını belirterek, esnafın zaten bu aylar içerisinde para kazandığını ve Şiran belediyesinin bu konuda daha duyarlı olması gerekir. Şiran belediyesine sağduyu çağrısında bulundu. Şiran Şartlarında halka hizmet sunan esnafımıza hep beraber destek olalım dedi.