• Anasayfa
  • Gümüşhane
  • Şiran
  • Kelkit
  • Torul
  • Kürtün
  • Köse
  • Video
  • Hakkımızda
  • Iletisim

Sun12282014

Last update07:12:43 AM GMT

Back Şiran

Şiran

Firdevs Hatun Türbesinin Durumu İçler Acısı

  • PDF

Firdevs Hatun Türbesinin Durumu İçler Acısı

Gümüşhane’nin Şiran ilçesi sınırlarındaki Çilhoroz Dağı eteklerinde bulunan Firdevs Hatun Türbesinin kubbesi tahrip oldu. Çatısından su sızdıran türbenin hali içler acısı.

Kelkit-Şiran arasında ki Çilhoroz dağının eteklerinde bulunan ve Şiran ilçe merkezine 8 kilometre mesafede bulunan türbe karayoluna da 20 metre mesafede.

Geçtiğimiz yıllarda restorasyonu yapılan türbenin kubbesindeki arıza nedeniyle çatısından yağmur ve kar sularının içine sızdığı, önlem alınmadığı takdirde türbe içindeki sandukanın da zarar görebileceği ifade ediliyor.

Vatandaşlar, yetkilerin biran önce türbenin bakımını yapmasını istedi.

TÜRBE HAKKINDA

Şiran’a giderken Çilhoroz dağı üzerinde yoldan 20 metre solda yer alan Şehit Firdevs Hatun Türbesi, kesme taştan sekizgen bir plan üzerine yapılmıştır. Türbenin kuzey cephesinde giriş kapısı, diğer cephelerde birer penceresi vardır. Kubbesi ve saçakları onarım görmüştür. Kuzey cephesinde giriş kapısı üzerinde kitabeler yer alan türbede 964/1566-1567 tarihinde yapılmıştır.

Kaynak:gumushane.gen.tr

Yeniçeri'den Basın Açıklaması

  • PDF

Yeniçeri'den Basın Açıklaması

Açıklama aşağıdaki şekilde;

AKP İktidarı Soğukkanlılığını Kaybetmiştir!

Devlet adına güç kullananlar yasadışı örgüt gibi hareket edemez. Önyargılı davranamaz. Toplumun bazı kesimlerini şeytanlaştıramaz, itibarsızlaştırmaz ve aşağılayamaz.  Devlet yetkilileri hukuku, yasaları ve kuralları bir yerlere taşırken “inlerine gireceğiz ya da köklerini kazıyacağız” da demez, diyemez!

Başbakan savcılara laf yetiştirmekle meşgul olmaktadır. Savcının iddianamesine cevap vermeyi, sanıkları ve iddia edilen rüşvetle ilgili araçların temizlemeye çalışmaktadır. İktidar ise yargıyı rahat bırakmayan, mahkemelerin bağımsız çalışmasını engelleyen bir tutum takınmıştır. İktidarın bu tutumunun hukuk devletinden yeri yoktur!

Devlet yetkilileri intikam ve öç duygusuyla icraat yapamazlar. 17 Aralık operasyonu sonrasında hükümetin soğukkanlılığını büyük ölçüde kaybettiği görülüyor. İktidarın her yanını panik, telaş ve tedirginlik sarmıştır. Bu da iktidar partisinin hata üstüne hata yapmasına neden olmaktadır!

Görevden Alma, İstifa ve Sürgünler

AKP hükümetinin son gelişmelerin gölgesi altında bürokraside büyük bir tasfiye operasyonuna giriştiği görülüyor. Oluşturulan kaotik ortam görevden almalara, istifalara ve sürgünlere gerekçe yaratıyor.

Yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun ardından emniyet, yargı ve maliyedeki tayin ve atamalar bütün hızıyla sürüyor. Bu bağlamda görevden almalara ve istifalara, Milli Eğitim Bakanlığı da dâhil oldu. Milli Eğitim Bakanlığında da Balıkesir, Gaziantep, Yalova, Rize, Samsun, Trabzon, Bolu ve Van İl Milli Eğitim müdürleri görevinden alınmıştır.

Bakanlık yetkilileri, bu görevden almaların, yolsuzluk operasyonunun ardından emniyet, yargı ve maliyede yapılan tayin ve atamalarla ilgisi olmadığını söylüyor. Yapılan değişikliğin rutin bir işlem olduğunu söylüyor. Öyle olsa bile zamanlaması manidardır.

Bu arada Maliye Bakanlığı haftayı büyük bir operasyonla açtı. Bakanlık üst düzey yöneticileri birer birer görevlerinden alınıyorlar. Kritik noktalardaki Genel Müdürler ile onlarca Daire Başkanı görevden alınıyor ya da emeklilikleri isteniyor.

Bu şartlarda bürokrasinin görevden alınma ve sürülme tehdidi altına sokulduğu açıktır. Hükümet yetkilileri panik halindedir. Bu nedenle her yolsuzluk operasyonuna karşı bir operasyonla cevap veriyorlar.

Polis Yolsuzluk Operasyonu Yapıyor, Hükümet Operasyon Yapanları Görevden Alıyor!

Bürokrasi hallaç pamuğu gibi atılırsa, insanlar niçin ve hangi kritere göre görevden alındığını ya da göreve getirildiğini bilemezlerse bundan böyle ülkede kamu adına iş görecek insan bulunamaz. Donanımlı, yetenekli ve onurlu insanların bürokrasiden uzaklaşmasına yol açılmış olur. Bu da devletin ehil olmayan ellere geçmesi dışında uygulana gelen devlet geleneğinin de bozulmasıyla sonuçlanır.

Devlet kadroları eğer varsa bütün örgütsel unsurlardan –özellikle KCK/PKK- temizlenmelidir. Ancak bu konuda çok duyarlı davranmak da esas olmalıdır. Bürokrasi AKP ile cemaat kavgasına kurban verilmemelidir.

Bu arada hükümet yargının her operasyonuna karşı operasyonla cevap vermeye de devam ediyor. Dün İzmir merkezli operasyon için 5 ilde aynı anda düğmeye basıldı. 17 Aralık operasyonunun bir başka versiyonu başladı. Haliyle gözler Cemaat ile AK Parti arasındaki 'operasyonlu meydan savaşına' döndü.

Hükümet üyelerinden bu operasyonun da öncekiler gibi olduğuna yönelik imalı açıklamalar geldi.

Ardından da İzmir'de dün Liman İşletmesine yönelik operasyonu gerçekleştiren bir emniyet müdür yardımcısı ile iki şube müdürü derhal görevinden alındı.

Yargının yolsuzluklara yönelik olarak yaptığı her operasyonu hükümet kendisine karşı yapılmış “paralel devlet” operasyonu olarak algılıyor. Hükümet yetkilileri durdular durdular da tam seçim arifesinde niçin bu yolsuzluk operasyonunu başlattılar diyorlar, her operasyonu ‘manidar’ buluyorlar. İktidar yetkilileri sanki seçim arifesinde yolsuzluk normalmiş gibi bir tavır takınıyorlar.

Halbuki, hırsızlık, yolsuzluk ve rüşvet gibi devleti ve toplumu çürüten olgular zamana ve mekâna tabi değillerdir. Bu nedenle de yolsuzluk, suistimal ve rüşvet operasyonlarının zamanı olmaz! Nerede, ne zaman olursa orada üzerine gidilmeli ve gereği yapılmalıdır.

Savcı İle İlgili İddialar!

Başbakan Erdoğan günlerdir, "Bir savcı yılda 22 kez Dubai'ye tatile gidebilir mi? Bunun kaynağı nedir?" diye sordu. İçeriğini bilmiyoruz ama böyle bir durum varsa bu soru doğru bir sorudur. Ancak zamanlaması yanlıştır. Eğer bu savcıya Başbakan Erdoğan bu soruyu Ergenekon davası sırasında sorsaydı o zaman şimdi sorduğu soruların bir anlamı olurdu.

Rüşvet ve yolsuzluk operasyonu yaptıran savcının “Dubai Tatili”, bu operasyonu gerçekleştiren polislerin “yediği lahmacun” ya da “çektikleri tespih” ortaya çıkan devasa rüşvet ve yolsuzluk iddiaları karşısında sadece bir ayrıntıdır. Ayrıntılar öne çıkarılarak esası gözden kaçırmaya çalışmak makul bir tavır değildir.

Amacı ne olursa olsun 17 Aralıkta yapılan rüşvet ve yolsuzluk operasyonu kamu adına büyük bir hizmettir.

Yolsuzluk Gündemini Değiştirmek!

17 Aralık soruşturmaları ve ardından yaşananlar AKP'nin 'ahlaki açı'dan yara almasına,  moral, motivasyon ve dengesini kaybetmesine neden olmuştur. AKP yeni süreçte cemaatle kavgasını her şeyi örtmekte kullanıyor. Bir yandan stratejik olarak hedef küçültme, diğer yandan rüşvet ve yolsuzluk gündemini kapatmak amacıyla AKP yeni taktik arayışlara yönelmiş bulunmaktadır.

Bu bağlamda Türk hukuk tarihine bir yargı faciası olarak girmiş olan davalarla ilgili olarak yeni adımların atılmasını AKP’nin kabullenmesi de tamamen bununla ilgilidir.

Bilindiği gibi Özel Yet­ki­li Mah­ke­me­ler, 5 Tem­muz 2012’de kal­dı­rıl­dı. “Er­ge­ne­ko­n”, “Bal­yo­z”, “As­ke­ri Ca­sus­lu­k” gi­bi da­va­la­rın, kal­dı­rı­lan Özel Yet­ki­li Mah­ke­me­ler­de de­vam ede­me­ye­ce­ği, mağdur olan her kesim tarafından de­fa­lar­ca gün­de­me ge­ti­ril­mişti. An­cak AKP’nin kurmayları bun­la­rı hiç duy­ma­dı ve il­gi­len­me­di. Son gelişmeler üzerine “milli orduya kumpas”ı AKP’nin kurmayları dile getirdiler ve konuyla ilgili olarak “ge­lin gö­rüşelim” çağrısı yaptılar. Adalet Bakanı “Yanlıştan dönmek erdemdir” dedi. 5 Temmuz 2012 tarihinde varlığı ve tüzel kişiliği ortadan kaldırılan Özel Yetkili Mahkemenin o tarihten sonra yaptığı icraatların hükümsüz ilan edilmesi sorunu büyük ölçüde çözecektir. Sonrası mağduriyetlerin nasıl telafi edileceğiyle ilgilidir.

AKP’nin U Dönüşünün Nedeni Nedir?

Şimdi şu soruyu sormanın tam zamanıdır: Acaba 17 Ara­lı­k’­a ka­dar yar­gı­da, em­ni­yet­te, yargılamanın yapıldığı mahkeme salonlarından yaşananları AKP gör­me­miş ya da duymamış mıdır? AKP olanı biteni ucu kendisine dokunan 17 Aralık operasyonundan sonra mı fark etmiştir?

Elbette değil. O halde AKP’de görülen bu U dönüşünün nedeni nedir?

Yol­suz­luk, rüş­vet, ka­ra pa­ra Türkiye’nin gün­de­mine oturunca, adı ba­zı id­di­ala­ra ka­rı­şan ba­kan ço­cuk­la­rı tu­tuk­lan­ınca, ayak­ka­bı ku­tu­la­rı için­de 4,5 mil­yon do­lar çıkınca, AKP’nin aklına  “pa­ra­lel dev­le­t”, “Dev­let için­de çe­te­”, “inlerine gireceğiz” söylemleri geldi.

AKP olanı biteni boğazına kadar battığı yolsuzluk ve rüşvet görüntülerinden çıkmak için kullanıyor. Gündemi değiştirerek, dikkatleri toplumsal duyarlılığı yüksek alanlara çekerek durumu en az zayiatla atlatmaya çalışıyor.

AKP canhıraş bir biçimde yolsuzluk, rüşvet ve otoriterleşme sürecini örtmeye çalışıyor. Yine iktidar kamu algısını yolsuzluk ve rüşvetten malum davalara çekerek yönetmeye çalışmaktadır. Buna izin verilmemelidir, verilemez!

İktidarın foyası, yargının cılkı, bürokrasinin canı, devletin çivisi çıktı denilecek bir durumla Türkiye karşı karşıyadır.

Gerçek Paralel Devlet: KCK

Çözüm süreci gerçekte bölgenin ’PKK’lılaştırması’ süreciydi. Bu bağlamda bölgeden gelen haberler tüyler ürperticidir.

Gelen dehşet verici haberlere göre:  PKK teröristleri çözüm süreci sayesinde bölgedeki tüm şehir ve ilçelerde yerleşimlerini tamamlamışlardır. KCK sisteminin oluşmadığı, PKK silahlı teröristlerinin yerleşmediği yer ve bölge kalmamıştır.

Basına da yansıyan haberlere göre PKK üst düzey yetkililerinin konuyla ilgili değerlendirmeleri şöyledir: "Doğu ve Güneydoğu'da Türklerin sayısı asker ve polisten ibaret. Öğretmenlerin önemi yok. Çözüm süreci sayesinde hiç giremediğimiz yerlere ulaşıp yerleştik... Ayaklandığımız zaman Kürdistan artık tamamdır..."

"Devletin bizim için en vurucu gücü hava sistemleridir. Bu sebeple artık taktik değiştiriyoruz. Bundan sonra halkın arasında savaşacağız. Artık dağda savaş bitti... Devletin sınırların bazı noktalarına yapacağı yüksek gözetleme kuleleri için güdümlü füzeler kullanacağız...”

HPG il yetkilisi şöyle diyor: "...Korucuların %85'i yanımızda. Düzenli olarak vergilerini veriyorlar. Devlet içindeki diğer arkadaşlarımızla düzenli olarak haberleşiyoruz, birbirimizi biliyoruz..."

Yine HPG il yetkililerinin teröristlere yaptığı açıklamalarda altı çizilmesi gereken önemli bir açıklama da şudur: "...Çözüm süreci savaşımız ve Kürdistan için tam bir güç kaynağı oldu. Biz 20 yıl savaşabilecek kadar askeri ve ekonomik güce ulaştık. Bu süreçle... Artık herkesle görüşebiliyoruz. Yolsuzluk kavgasını iyi değerlendireceğiz. Akıllı olmalıyız. Başbakan bizim için Kürdistan demektir. Bunu açıkça söylemiyoruz. Böyle dersek ülke ayaklanır..."

"Seçimler çok önemli. Teşkilatımız tamam. Milletvekili seçimlerine kadar Kürdistan'ı kurmak zorundayız. Rojava'nın bir an önce toparlanmasını bekliyoruz... Siz gerillalara her türlü tolerans tanınmış durumda. Verginizi toplayıp araçlarla serbestçe geziyorsunuz. Daha ne istiyorsunuz..."

Dahası PKK içerikli KCK endeksli BDP milletvekilleri de serbest bırakıldı. Böylece zafer kazanmış kahraman gibi KCK’lılar TBMM’ye daldılar. Büyük bir moral ve motivasyon edinen bölücü cenah küstahlaşmada sınır tanımaz hale gelmiştir.

Başbakan “Kürdistan” kavramını kullandıktan sonra bölücü cenah “Kürdistan Partisi”kurmak için harekete geçti.

Demirtaş açıkça söylemişti: "TC bize adalet veremez. Biz kendi ülkemizde özgür olacağız!"

PKK’nın inlerine giremeyenler hedefi başka alanlara çekmekle meşgul olunca durumdan yararlanan PKK/KCK bölgede hâkimiyetini giderek pekiştiriyor. Kafası karışıklar, rüşvet ve yolsuzluk yapmakla meşgul olanlar sonuçta bölgede olanı biteni görmezlikten geliyorlar. Gözlerini PKK’nın faaliyetlerine kapayanlar gözlerini açtığında bambaşka bir dünya ve Türkiye ile karşı karşıya gelebilirler.

Ankara’nın toza dumana karışmış gündemi Balkan Bozgunu öncesi İstanbul’un havasına benzemektedir. İktidarı bir kez daha Türkiye Cumhuriyeti Devletine, ülkenin bütünlüğüne ve milli birliğe sahip çıkmaya ve uyanık olmaya davet ediyorum.

MHP ŞİRAN İLÇE BAŞKANI DEĞİŞTİ

  • PDF

Gümüşhane’nin Şiran İlçesinde, MHP İlçe Başkanı Değişti.

Mevcut MHP Şiran ilçe Başkanı Erbil Taştan’ın İl Genel Meclis üyeliğine adaylık müracaatı yapması nedeniyle istifa etmesinin ardından, MHP Şiran İlçe Başkanlığı Yönetim Kurulu toplanarak yeni ilçe başkanlığı seçimi yapıldı.

Parti binasında toplanan yönetim kurulu üyeleri yeni ilçe başkanının Güven Kapucu olmasına oy birliği ile karar verdi.

Yeni Başkan Kapucu, “Görevi yeni aldık, inşallah sağlıklı bir şekilde sürdüreceğiz. Yaklaşan yerel seçimler için hedeflerimiz var. Hem belediye başkanlığını hem de il genel meclis üyeliğini alacağız inşallah. Önceki ilçe başkanımız Erbil Bey’e de ilçemizde bize böyle bir siyasi potansiyel bıraktığı için teşekkür ederim. Allah yolunu açık eylesin.” dedi.

GÜVEN KAPUCU KİMDİR?

01.01.1964 Şiran Çanakçı Köyü doğumlu olan Kapucu, Atatürk Üniversitesi Makine Bölümü mezunudur. Geçtiğimiz Yıllarda Türk Kızılayı Şiran Şubesi Yönetim Kurulu Üyeliği, Şiran Esnaf ve Sanatkârlar odası başkanlığı ve Gümüşhane odalar birliği Başkan vekilliği yapan Kapucu evli ve 2 çocuk babasıdır.

Şiran Emniyet Müdürlüğünden Öğrencilere Giysi Yardımı

  • PDF

Şiran Emniyet Müdürlüğü tarafından sürdürülen sosyal sorumluluk projesi çerçevesinde yardıma muhtaç ailelerin öğrenim gören çocuklarına kışlık giyecek yardımı yapıldı.

Emniyet Müdürlüğü personeli, kendi imkanlarıyla topladıkları yardım malzemelerini, ilçe merkezi ve köylerdeki okulları ziyaret ederek ihtiyaçlı öğrencilere teslim etti.

Şiran Emniyet Müdürü Muzaffer Yüceur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaptıkları sosyal sorumluluk projesi ile ilçe genelinde yardıma muhtaç aileleri tespit ederek öğrenim gören öğrencilere bot, kazak, mont, kaban gibi kışlık giyecek yardımında bulunduklarını belirterek, bu tür sosyal projelerinin devam edeceğini söyledi

Şiran Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanlığına Atalay, Seçildi

  • PDF

Şiran Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanlığına Fikret Uğur Atalay, yeniden seçildi.

Odanın hizmet binasında gerçekleştirilen seçimde, başkanlığa mevcut başkan Atalay'ın yanı sıra Mustafa Şahin de aday oldu.

Atalay, 95 üyeden 58'inin oyunu alarak, yeniden başkan seçildi. Şahin'in 35 oy aldığı seçimde 2 oy ise boş çıktı.

Kendisini destekleyenlere teşekkür eden Atalay, başkanlık döneminde istikrarlı çalıştığını vurgulayarak, aynı istikrarı gelecek süreçte de sürdüreceğini kaydetti.

 

MUSA KÜÇÜK: YENİÇERİ DOĞRU KARAR

  • PDF

Milliyetçi Hareket Partisi İlçe teşkilatı tarafından köprübaşı kıraathanesin de istişare toplantısı gerçekleştirildi.

Toplantıya MHP Merkez Karar Yönetim Kurulu Üyesi Musa Küçük, İl Başkanı Orhan Mazman, Gümüşhane İl Genel Meclis Adayı Enver Akyıldız, Şiran MHP Belediye Başkan Adayı Ömer Yeniçeri, Yeşilbük MHP Belediye Başkan Adayı Hacı Ziya Yılmaz, MHP Şiran İlçe Teşkilatı ve çok sayı da vatandaş katıldı.

Toplantı da MHP İlçe Başkanı Güven Kapucu açılış konuşmasını yaptıktan sonra MHP Merkez Karar Yönetim Kurulu Üyesi Musa Küçük, İl Başkanı Orhan Mazman, Şiran MHP Belediye Başkan Adayı Ömer Yeniçeri ve Yeşilbük MHP Belediye Başkan Adayı Hacı Ziya Yılmaz konuşmalarını yaptılar.

Şiran MHP Belediye Başkan adayını belirleme sürecin de Şiran da araştırma ve değerlendirmelerini yapan Syn. Musa Küçük yaptığı konuşma da Ömer Yeniçerinin aday olarak tespitin de son derece doğru bir karar verildiğinden emin olduğunu belirtirken, bu coşkulu kalabalığı görünce daha da rahatladığını dile getirdi. Ayrıca sürecin sonun da Belediye Başkan Adaylarımız seçildikten sonra Genel Merkez olarak her açıdan destek olunacağını belirten Küçük söz konusu destekler için MHP kadrolarının mevcut ve yeterli olduğunu aktardı.

Şiran MHP Teşkilatı ve Şiran Halkı adına Güven Kapucu; Sn. İl Başkanımız Orhan Mazman ve Sn. Musa Küçük Bey’e bizleri onurlandırdığı için teşekkür ediyoruz dedi. Ayrıca gün geçtikçe Yeniçeri' ye karşı olan destek ve teveccühün arttığını görmek bizleri son derece gururlandırmakta. İlgi ve desteklerini esirgemeyen tüm Şiran halkına teşekkür ve şükranlarımızı sunuyoruz dedi.

Mustafa Yeniçeriden Tebrik

  • PDF

Kelkit Ticaret Odası Meclis Başkanı Mustafa Yeniçeri hemşehrimiz Fikri Işık’ın Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına atanmasından gurur duyduğunu belirtti.  Ülke adına yapmış olduğu birçok faydalı çalışmaya imza atan hemşehrimiz Fikri Işık’ın bakanlık görevinde de Ülke ve Millet adına başarılı çalışmalar yürüteceğinden emin olduğunu dile getiren Mustafa Yeniçeri yeni görevin de Işık’ a başarılar diledi.

Ömer Yeniçeriden Yeni Yıl Mesajı

  • PDF

Şiran Milliyetçi Hareket Partisi Belediye Başkan Adayı İş adamı Ömer Yeniçeri yeni yıl mesajı yayımladı, mesajında şu konulara değindi ;

2014 Yılına merhaba diyeceğimiz bu günlerde,30 Mart 2014 tarihinde yapılacak Yerel Seçimler yaklaştıkça heyecanımız giderek artmaktadır. Ülkemiz ve milletimizin üstünde dört bir koldan itibarsızlaştırma, ayrıştırma operasyonlarının yapıldığı, bir taraftan milletimizi cani, barbar, soykırımcı olarak gösterme çabaları, bütün bunların dışın da eşkıyayı siyasallaştırma ve milletimizin bin yıllık kardeşliğini bozmaya yönelik, hiçbir fayda sağlamayacağı aşikar olan sözde demokratikleşme provaları ve de dış politika da komşularımızla olan ilişkiler de savaş aşamasına kadar varan gelişmelerin yaşandığı üzücü, şaşkınlık ve hayal kırıklığı yaratan olayları, anıları ve sevinçleriyle bir yılı daha geride bırakıyor, yeni bir yıla giriyoruz.

Şüphesiz geleceğimizin ümit ettiğimiz gibi olabilmesi için, hepimizin üzerine önemli sorumluluklar düşüyor. Bizler aynı ilçe de yaşayan insanlar olarak, en önemli sorumluluğumuz birbirimize karşı yardım sever, anlayışlı ve hoşgörülü olmaktır. Başta kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere, sivil toplum kuruluşları ve toplumun tüm kesimleriyle birlikte, el ele vererek beraber yaşamak, çalışmak ve daha çok üretmek bizi güzel günlere taşıyacaktır.

Temennimiz, 2013 yılında ülkemizde ve dünyada yaşanan tatsız birçok olayın 2014 yılında tekrar edilmemesi, yeni yılın birlik beraberlik, huzur, mutluluk, sağlık ve refah dolu günler içinde geçmesidir.